from chaos to cosmos

yok bunun bi’ sonu

Sürekli yeni bir kıyafet, yeni bir telefon, yeni bir bilgisayar, yeni olan bir şeyi isteriz. O şeye ulaşana kadarki dönem ne kadar zor olursa olsun inatla peşinden gideriz, ona ulaştıktan sonraki hayatımızın çok daha mutlu geçeceğini düşünerek daha da sarılırız hayalimizdekine. Bin bir zorlukla elde ettiğimiz o şeyin ertesinde gelen kısa bir mutluluk anı, tam da hayal ettiğimiz andır. Mutlu, sanki sonsuza kadar mutlu kalacak gibi, emeklerimizin karşılığını tamamen almış ve tamamen tatmin olmuş gibi… İşte bu, müthiş bir yanılgıdır. Kişi bu başarısını hayatına yedirmek, bir seviye daha mutlu olarak hayatına devam etmek yerine o başarısını bir gün sonra alır bir rafa koyar. Arada o başarısına bakar ve asla ilk anki gibi mutlu hissedemediğini fark eder. Bu bakış sonrasında, zamanında onca zorlukla elde edilen başarının değerinin ne denli geçici olduğunu, sonsuza kadar devam edecek gibi gelen duyguların nasıl teker teker hevese dönüştüğünü ve aslında ne için uğraştığının sorgusuna başladığı dönem başlar. Belki de bu an, kişinin hayatındaki kırılma anıdır?